Artık devam edemiyor olduğum gibi yazamıyorum da. Yazmak,
sana yazmak benim için o kadar içimi alıp masanın üstüne koymak gibiydi ki.
Hatta masanın üstüne koymak değil de içimi katlayıp kalbinin üstüne asmak.
Yırtıp savuracağını kim tahmin edebilirdi?
Geldin olmadı gittin olmadı gelmeden uzaktan şöyle bir baktın olmadı. Kendime
seninle bir hikaye yarattım ve sen hiçbir şeye dahil olmadan hep uzakta kaldın.
Velhasıl bir tek ben sevdim, ben yandım, ben söndüm. Göz göze gelsek diri diri
yandım gelmesek sağ kalamadım.
Beni aldın artık ne yaptın bunu ben bile
tanımlayamıyorum. Bitmek tükenmek bilmeyen bir umutla gelmeni beklemek ve
sesini/ellerini/gözlerini özlemek mi daha kötü yoksa tüm umut ışıklarımın
tarafınca söndürülüp artık bütün hisleri özlemleri bitirip kül etmek mi? Ben bu
elimde kalan hiçlik içimde çığır açan boşlukla gerçekten ama gerçekten hiçbir
şey yapamıyorum. Benim hayatımdaki her şey yerle bir oldu. Bir daha hiç
toparlanamadım ve bu yıkımların hiçbirini sana anlatamadığım gibi atlatamadım
da.
Ama en çok da ne biliyor musun? Ben hiçbir şey
istemedim senden allah kahretsin ki hiçbir şey beklemedim. Sen birden elime
umutlar tutuşturup sonra beni yerle bir ettin.
Ya ben birini sen sansam içimden bir şey yükselir gözlerimi doldururdu sen niye
benimle bu kadar oynadın?
17 Ekim 2014
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder