27 Temmuz 2013

 

Yalanın yakıştığı bir adam tanıdım. Yalnızca gözleri onu ele verirdi.
Gözleri retinasına kadar renksizdi.
Aradığım/ istediğim biri değildi. Lakin elimi tuttuğunda nefesimi keserdi.
Sessiz iç çekerdi. Kederliydi. Belki de değildi.

Onu anlamanın mümkün olmadığı zamanlarda yaptığım birkaç tespit var.
Kalbimde çıkan yangının kül tadındaki bu hisleri aldırdığım bir zaman diliminde bunları da konuşacağız.

Bazı külçe ağırlığında gerçekler vardır.
Ağırlığı 10 kilodur, anlamı 10 ton.
Bazı hikayeler vardır yarım kalır.
Acıtır. Acı 1000 tondur.

08 Temmuz 2013

 

Yanlışlarımın üstüne yalanlarımı örttüm. Geceleri yorgan yerine onlara sarılıp uyuyorum. Kendimi 48 yerimden bıçaklayarak öldürdüm. Ceset hissizliğinde geçireceğim hayatım adına, kalan duygularımla, sevinçle karışık üzüntü duyuyorum. Bir gün mutlu olacağım ve zaman dilimini o anın gelmesini bekleyerek kemiriyorum. İçimde yerinden tam emin olamadığım bir boşluk var. Birde kan. Çok kan var.
Beni kan tutar.

 

Sayılı değer yargılarımı şöyle uzatayım. İhtiyaç halinde üstüne basıp parçalarsın.

 

Bedenimi yakın zamanda terk ettiğine dair eminliğine ant içeceğim ruhumu başkalarında arayışım umarım susuzluğunuzu dindirir bayım. Bir gün, aradığım bedende, ruhumu, bulacağım.

 

Umurunda ol/a/mayışlarımın yarattığı soğuk betona tutunayım. Zira tutunacak bir şeyler bulamazsam, öleceğim.



Özümde iyi biriyim. Özümde baya iyi biriydim. Lakin özüme dönebilme seçeneğini sunmadılar.

05 Temmuz 2013

 

Taviz veremediğim birkaç şey var, çok değil.

 

Berbat bir insanım ve iyi şeyler yaptığımda kendimden korkup kaçarım. Yine çok değil, bir sene önce bir adam tanıdım. Dünyanın en leş sayılı insanlarındandı. Sevgiye muhtaçtım ve bir adamı tam bir yıl önce hayatıma aldım. Konumuz ne yazık ki bu değil.

 

Camdan yapılmadığımın hat safhada farkındayım. Ne yazık ki kırıklarım boyumu aştı.

 

Tahammül sınırlarımı zirvede bıraktım ve hayatımın geri kalanına beyni olmayan bir salyangoz ferahlığında devam edeceğim. -Tercih meselesi-

 

Aynı ortamda en fazla ne kadar zaman geçirebilirim bilmiyorum ama yıllardır gerçek anlamda tek bir yaşamsal faaliyette bulunmadım.

 

Boşluk halinde tutunduğum her şeyin, canını, yakarım.

 

Bilincimi ameliyatla aldırdım fakat unutmadığım birkaç şey var. Bir ara onlardan da bahsedeceğim.

 

Cevabını alamadığım yüzlerce soruyu kafamda yarattığım bir uçurumdan aşağı fırlattım. Aynı uçurumdan kendimi atmak için geri sayımı başlattım. Zamanı geldiğinde, -gereklilik halinde- yarattığım tüm keşkeler'i çakmakla yakacağım. Dibe batmış olabilirim ancak halimden zerre kadar şikayetçi değilim. Burası cennetin tanımına yakın.

 

Suratıma örttüğüm egolarımı kenara çekersem bir hiçim. Yarattığım maskelerden bir gün kurtulacağım ancak ne yazık ki nasıl davranacağımı kestiremiyorum.

 

Yeterli cesareti kendimde bulduğum bir zaman diliminde saçlarımı kestireceğim. Bir film arasında rastgele patlamış mısır dağıtacağım ve bir gün yaptığım hiçbir şeyden pişman olmayacağım. Daha zamanı var. Ne yazık ki.

 


Göründüğüm kişiyle olmak istediğim kişi arasında bir yerdeyim. Sanırım kafayı yemek üzereyim. Pek emin değilim.