Taviz veremediğim birkaç şey var, çok değil.
Berbat bir insanım ve iyi şeyler yaptığımda kendimden
korkup kaçarım. Yine çok değil, bir sene önce bir adam tanıdım. Dünyanın en leş
sayılı insanlarındandı. Sevgiye muhtaçtım ve bir adamı tam bir yıl önce
hayatıma aldım. Konumuz ne yazık ki bu değil.
Camdan yapılmadığımın hat safhada farkındayım. Ne
yazık ki kırıklarım boyumu aştı.
Tahammül sınırlarımı zirvede bıraktım ve hayatımın
geri kalanına beyni olmayan bir salyangoz ferahlığında devam edeceğim. -Tercih
meselesi-
Aynı ortamda en fazla ne kadar zaman geçirebilirim
bilmiyorum ama yıllardır gerçek anlamda tek bir yaşamsal faaliyette bulunmadım.
Boşluk halinde tutunduğum her şeyin, canını, yakarım.
Bilincimi ameliyatla aldırdım fakat unutmadığım birkaç
şey var. Bir ara onlardan da bahsedeceğim.
Cevabını alamadığım yüzlerce soruyu kafamda yarattığım
bir uçurumdan aşağı fırlattım. Aynı uçurumdan kendimi atmak için geri sayımı
başlattım. Zamanı geldiğinde, -gereklilik halinde- yarattığım tüm
keşkeler'i çakmakla yakacağım. Dibe batmış olabilirim ancak halimden zerre kadar
şikayetçi değilim. Burası cennetin tanımına yakın.
Suratıma örttüğüm egolarımı kenara çekersem bir hiçim.
Yarattığım maskelerden bir gün kurtulacağım ancak ne yazık ki nasıl
davranacağımı kestiremiyorum.
Yeterli cesareti kendimde bulduğum bir zaman diliminde
saçlarımı kestireceğim. Bir film arasında rastgele patlamış mısır dağıtacağım
ve bir gün yaptığım hiçbir şeyden pişman olmayacağım. Daha zamanı var. Ne yazık
ki.
Göründüğüm kişiyle olmak istediğim kişi arasında bir
yerdeyim. Sanırım kafayı yemek üzereyim. Pek emin değilim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder