11 Aralık 2014

 

Daha soracak bir milyon sorum vardı. Hangi hakla beni erkenden yarı yolda bıraktı?
Hep ama hep, yeterince çok ve yeterince uzun seversem bir gün o da beni sevme mecburiyetine düşer sandım. Aniden kendini beni severken bulur, bana acırken değil sandım.
Ne zaman sevmeye başladığımı unutacak, ne zaman artık sevgisine değil de batağa sürüklendiğimi fark edemeyecek kadar uzun sevdim. Karşılık görmeden, karşılık beklemeden.
Ne zaman bu kadar yabancı kaldık onu dahi ayırt edemedim. Ne ara bu kadar yüzüne bakma hakkım dahi kalmadı? Bunlar üstünde 2 dakikadan fazla konuşamadığım konular. Bunlar benim 2 yıldır herkese hesabını sorduğum, herkesten acısını çıkardığım konular da.

Bir kol boyu mesafesindeki yüzüne dokunabilme hakkımı elimden kim aldı?
Aramızdaki bu buz dağını kim yarattı ve hangi koşul beni, yüzünü görünce kafamı önüme eğme zannı altında bıraktı?
Benim gerçekten soracak bir milyon sorum vardı.

Her gidişinin ardından içinize bu son ve ben bunun altından kalkabilirimli surlar inşa etmek, en ufak adımında da aynı surların enkazı altında tekrar tekrar kalmak.
Son seferinde öyle bir enkaza sokmuş ki çektirdiklerini siktiğim, öl öl bitmiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder