İnsan kendini nasıl içine kilitler? Sükûnetimin duvarları
paramparça olmuş bak, içine soğuk giriyor. Soğuktan çenem titriyor -hep titrer-
Hayatımın bir döneminde üşüdüğümde perişan olan bir insan vardı. Konuyu yine
ona getirmem pek hoş olmadı.
Hatalarımı sessizlikle idame ettirmeye çalışıyorum. -gittiği yere kadar-
Sık kahkaha atışımın nedeni içimin oyuklarını örtme isteğimdendir.
Kendimi sürekli burada buluşumsa azad beklentimle alakalı. Kendimi, kendi
öfkemden azad ettiğim gün buraya küçük zaferler dağıtacağım.
Bana yaklaşmayın, canınızı yakarım. Bana dokunmayın, yaranızı kanatırım. İnsan
kendini, kendi içine, nasıl kilitler?
Sizi öfkemden hatta kendimden bile koruyacağım ama nasıl? İçimin kırıklarını
toplayıp kapısının önüne bırakacağım ama nasıl?
Beni özenle yok sayışının bir nedeni olmalı. Elle tutulabilen somut bir neden.
Belki de sadece sevmemiştir. Kabul etmek zor oluyor. Beni sevmediğini kabul
edebilmek 2 yılımı aldı. Bu gerçek insanın gülüşünde bir kırıklık bırakıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder